Veriye Bakmak, Gerçeği Görmek Değildir.

YAVER ARANCIOĞLUYazı 05Veri & Toplum

Her adımımızın, her harcamamızın ve her tıklamamızın ölçüldüğü Büyük Veri çağındayız. Buna rağmen ekonomik krizleri, toplumsal patlamaları, şirketlerin iflasını ya da sokağımızdaki sessiz gerilimi neden önceden göremiyoruz? Çünkü rakamları gerçeğin kendisi sanıyor; onları üreten hayatı, koşulları ve insanları gözden kaçırıyoruz. Veriye bakmak, gerçeği görmek değildir.

Editoryal Not
Veri bir işarettir. Bağlam, o işaretin ne anlama geldiğini söyler.

Sayılar tabloyu çizer; gerçeği görmek için tablonun dışındaki hayatı da okumak gerekir.

Bu ayrımı, akademinin steril koridorlarında değil, sokağın tam kalbinde öğrendim. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) bünyesinde yürüttüğüm baseline (temel durum tespiti) çalışmasında bir mahalledeki göçmen varlığını ve demografik yapıyı anlamaya çalışıyordum. İlk akla gelen yöntem, mahalle ileri gelenlerine, muhtarlara ya da resmî makamlara sormaktı. Fakat sözlü beyanlar önyargı, politik kaygı veya bilgisizlikle şekillenebilirdi. Daha güvenilir ipuçları için çevreme başka türlü bakmam gerekiyordu.

“Çöp konteynerindeki bir ambalaj, bazen uzun bir anketin saklayamadığı şeyi sessizce anlatır.”

Sahadan bir gözlem — Yaver Arancıoğlu

Toplumun manipüle edilmesi en zor izlerinden birine, çöplere baktım. Atık ambalajların üzerindeki Arapça veya Rusça yazılar; bölgede hangi dillerin ve tüketim ürünlerinin dolaşımda olduğuna dair ipuçları veriyordu. Tek bir ambalaj kesin hüküm değildir; ama farklı sokaklarda tekrar eden izler, sahada doğrulanması gereken bir örüntüyü görünür kılabilir. Bu, veriyi bağlamla sınamak ve bağlamı yeni kanıtlarla yeniden düşünmek demektir.

Saha Okuması
Gözlem, soruyla başlar; doğrulamayla derinleşir.
01
İzleri fark et
02
Bağlamı sor
03
Başka kaynakla karşılaştır
04
Varsayımını sına
05
Örüntüyü yeniden oku

Bu saha pratiği, Daniel Kahneman’ın tarif ettiği “Gördüğün her şeyden ibarettir” yanılgısını hatırlatır: Önümüzdeki hazır bilgiye fazla güvenip eksik parçaları hesaba katmayız. Hans Rosling, istatistiklerin dünyayı nasıl yanlış bir karamsarlığa veya aşırı iyimserliğe sürükleyebileceğini gösterir. Nassim Nicholas Taleb ise belirsiz ve karmaşık hayatı Excel tablolarına sığdıran modellerin kırılganlığını anlatır. Bu düşünürlerin ortak uyarısı, veriyi bırakmak değil; onun sınırlarını ve görünmeyenlerini hesaba katmaktır.

Aynı körlük kurumlarda da karşımıza çıkar. Şirket yöneticileri satış rakamlarına ve kâr marjlarına bakarken koridorlardaki fısıltıları, çalışanların sessiz tükenmişliğini kaçırabilir. Siyasi aktörler anketlere ve meydan kalabalıklarına odaklanırken pazardaki filelerin küçülmesini, evlerin mutfağındaki öfkeyi duymayabilir. Esnaf için caddeden geçenlerin sayısı veridir; vitrine nasıl bir ruh hâliyle baktıkları ise bağlamdır.

Bağlamı Okumak
Göstergeyi, onu yaşayan insanların deneyimiyle birlikte düşün.

Bir ölçüm tek başına hüküm vermez. Sahadan gelen gözlem, karşılaştırma ve doğru sorular anlamı tamamlar.

Resmî tablolarda her şey yolunda görünebilir; kurumların hafızası ve kapasitesi zayıflarken sokaktaki hayat başka bir hikâye anlatabilir. Veri, gerçeği anlamak için değil kusurları örtmek için kullanıldığında başarı görüntüsü üretir ve karar vericiyi krizi görmekten uzaklaştırır. Bir göstergeyi hedefe dönüştürmek, o göstergenin temsil ettiği gerçekliği de bozabilir.

Bu yüzden rakamlara sırt çevirmek değil, onları daha dikkatli okumak gerekir: Kimin deneyimi ölçülüyor, kim görünmez kalıyor? Hangi koşullar bu sayıyı üretti? Saha bize ne söylüyor ve başka hangi kanıtla sınayabiliriz? İster bir ülkeyi yönetin, ister bir şirketi büyütün, ister kendi hayatınızı anlamlandırmaya çalışın; sokağın sesini dinleyin, anlatılmayanı arayın, çöpteki ambalajı okuyun. Çünkü hakikat, yalnızca size gösterilen veride değil, bakmayı akıl ettiğiniz yerde gizlidir.

Yazının Sonu

Veri bize nerede olduğumuzu söyler.
Bağlam, ne gördüğümüzü.

Gerçeği anlamak için ölçmek kadar, ölçümün dışında kalan hayatı da dinlemek gerekir.

Yaver Arancıoğlu
Yönetici • Sosyolog
Blog'a Dön

Sık Sorulan Sorular

Veriye bakmak gerçeği göstermez mi?

Veri bir işarettir; bağlam, o işaretin ne anlama geldiğini söyler. Rakamları üreten hayat, koşullar ve insanlar okunmadan tablo gerçeği vermez.

Bağlam nedir?

Sayının arkasındaki yaşam koşullarıdır: kimin, nerede, hangi kısıtlarla hareket ettiği. Saha gözlemi, bağlamı tablonun dışından yakalar.